16 Ekim 2011 Pazar

Edebiyat Ortamı 22

EDEBİYAT ORTAMI
Sayı: 22
Eylül, Ekim 2011




















Edebiyat Ortamı’nda şaşırtıcı şekilde iyi şiirler mevcut bu sayıda. “Kıroyum ama para bende” mantığıyla büyük laflar edip ortama katılmak isteyen çırpınışları yüzünden edebiyat yapmaktan çok mevzi kapmak derdinde olan bir dergi gibi görünen dergimiz bu sayı Onur Bayrak, Yunus Melih Özdağ ve Muhammet Safa’nın güzel şiirleriyle açılıyor. Gerçi Muhammet Sefa mesaj verme kaygısından şiiri teğet geçmiş ama bu kısır ortamda bu kadarı mazur görülebilir. Büyük edebiyat gurularımız Mustafa Aydoğan ve Turan Karataş gene büyük ama boş, bomboş laflar söylemişler. Biri engin bakış açısıyla günceli değerlendirmiş diğeri Sanatçı olmanın şartlarını biz fanilere sıralamış. Dergilerin kendi yazar/şairlerini yıkama hastalığı en kroniğinden Edebiyat Ortamı’na da sıçramış. Büyük üstat Yunus Melih Özdağ’ın şiiri irdelenmiş. Daha ne zaman şair oldun da ne zaman şiirine tefsir yazılıyor ey üstat!

Gâvur illerindeki şiir dünyasından haber getiren Neils Hav şiiri öldürüyor gene her moruk şair gibi. Bilmem “şiir çevrilemez” düsturundan mı kaynaklanıyor ne, –açık konuşayım- beş para etmez şiirler. Cemaat’in öykücü üstatlarından büyük üstat Sadık Yalsızuçanlar ve küçük üstat Yılmaz Yılmaz öyküleriyle renk katıyor dergimize . Edebiyatseverlerin eserlerini elinden düşürmediği Seamus Heaney’nin şiiri mercek altına alınmış dünyaca ünlü eleştirmen Ola Larsmo tarafından. [tamam, abi pes, marjinalsiniz!] Bu yazıdan sonra “ulan sen kimsin bu dergiyi okuyorsun, çapın ne dedim” kendimden utandım kapattım dergiyi… yürüdüm gittim.



MEL.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Bir google profiliniz yoksa "Anonim" ya da "Adı/Url" yorumlama biçimini seçerek yorum gönderebilirsiniz.